1 Şub 2011

Pozitif yaklaşım ve kişisel gelişim neden çok satıyor?

Pozitif psikolojinin(Pozitif Psikoloji kavramının babası Amerikalı Profesör Martin Seligman. 1980'li yıllarda güçlenen hümanist yaklaşımın devamı olarak ortaya çıkan pozitif psikoloji, klasik psikoloji gibi insanların ruhsal bozukluklarına çare aramak yerine insanları mutlu eden şeylere, olumlu düşünme biçimlerine, hoşgörü ve neşeye yöneltiyor. Kısaca klasik psikoloji hastalanmış ruhlara çare bulmaya çalışırken, pozitif psikoloji sağlıklı kişilerin daha mutlu olmasını ve sağlıklarını koruyabilecek bakış açıları geliştirmelerini sağlamayı hedefliyor.) yaygınlık kazanması ve mistik yaklaşımlarla harmanlanması modern insanı temelinde iyimserlik yatan bir kişisel gelişim çılgınlığına sürükledi. İnsan hayatında ve kişiliğinde köklü değişimler vaat eden kişisel gelişim kitaplarına ilgi müthiş oranda arttı. Son birkaç yıldır hayatımıza girmiş olmasına rağmen Türkiye'de raflarda 1600'e yakın kişisel gelişim kitabı var. Neler vaat etmiyorlar ki... Bol kazanç, mutlu evlilik, parlak kariyer, huzur, sağlık, güzellik... Bir insanın hayatta isteyebileceği hemen her şey hap haline getirilmiş kitaplar içinde piyasaya sürülüyor. Bu çılgınlığın nedenini sorgulamak gerekirse sözü ilk olarak Kemal Sayar'a bırakmakta yarar var.
"Ne oldu, ne oluyor da 'kişisel gelişim' bizi bu kadar ilgilendiriyor? Yüzeysel sloganlar, 'Hadi aslanım, hadi koçum' gazlamaları, hayata dair o sahte bilgeliklerBütün bunlar neden şimdi alıcı bulmaya başladı? Moderniteyle birlikte 'benliğin yükselişi'ne tanıklık ediyoruz" diyor Sayar ve önemli bir uyarıda bulunuyor: "Bingo! Milletçe kas geliştirir gibi kişilik geliştiriyoruz. Meddahlık yeteneği ileri psikologların huşû içinde dinlendiği seminerler, 'yaşam koçluğu', Kuzey Amerika'nın kolaycı formülleriyle şişirilmiş kişisel gelişim kitapları derken gelişim ateşiyle yanıp kavruluyoruz!"

Kişisel gelişim kitaplarına gösterilen ilgiye bakılırsa Sayar'a hak vermemek mümkün değil. Zengin bir şirket sahibinin huzuru bulma formülünü anlatan "Ferrarisi'ni Satan Bilge" kitabı kısa sürede 400 bine yakın alıcı buldu. Ayrıca ulusal bir gazeteyle birlikte 500 bin adet dağıtıldı. Yani 800 bin kişiye ulaştı. Piyasaya çıkalı bir ay olsa da "The Secret" 120 bin satarak yeni bir rekora imza attı. Peki kim okuyor bu kitapları? Toplum Psikolojisi Uzmanı Prof. Dr. Çiğdem Kağıtçıoğlu'na göre bu kitaplara ilgi duyanlar aslında sanıldığının aksine eğitim düzeyi yüksek ama modernleşmenin sonucu yalnızlaşmış insanlar. Kağıtçıoğlu, "Mutsuz hayatındaki sorunlarla başa çıkmakta zorlanan ve bu sorunlarını paylaşamayan insanlar, çareyi hayatın formülünü verdiğini iddia eden bu kitaplarda aramaya başlıyor. Bu sayede bir zamanlar eşinden dostundan gelen olumlu telkinleri bu kitaplardan alarak iyileşmeye çalışıyor" diyor.
Kemal Sayar ise bu kitaplar için "Batı dünyasında 1970'lerden sonra başlayan ve kendinizle 'barışık olmak', kendiniz hakkında iyi hissetmek, kendinizi olduğunuz gibi kabullenebilmek gibi düsturlarla ilerleyen popüler yaklaşımlar; din, gelenek ve ahlâkın geri çekilmesiyle ortalığı dolduran 'terapi kültürü'nün ürünüdürler" diyor
Kaynaklar:
*http://www.yeniaktuel.com.tr

Hiç yorum yok: