1 Kas 2016

‘Daha İyi Bir Yaşam’ için bilim

Bayer Liseler Arası Bilim Yarışması’nın üçüncüsü başladı. 28 Şubat 2017 tarihine kadar başvuruları devam edecek yarışmanın teması‚ ‘Daha İyi Bir Yaşam‘. Türkiye genelinde lise ve dengi okul öğrencilerinin katılabileceği yarışmaya ilk iki yılında 1.371 öğrenci 822 projeyle başvurdu. 28 Şubat 2017’ye kadar başvuruların kabul edileceği Bayer Liseler Arası Bilim Yarışması'nın bu yılki teması Daha İyi Bir Yaşam. 



Bu yıl üçüncüsü düzenlenecek olan yarışmaya, Türkiye genelinde lise ve dengi okul öğrencileri katılabilecek. Yarışma hakkında daha detaylı bilgi için www.bayer.com.tr adresi ziyaret edilebilir.

22 Mar 2016

Duygusal Zekanızı Kullanın İlişkilerinize-Evliliğinize Mutluluk Katın

Evlilikte duygusal zekanın her zaman devrede olması gerekir.Eşler arasında evlilik içi sorunlar yaşanıyorsa,önce kendi analizlerini yapmaları şarttır.Duygusal zeka uyuduğu zaman,sorunlar bir çığ gibi büyümeye başlar.Sonra gelenekler,birbirine aşık insanların duygu yoğunluğunda karmaşa başlar.Zorunluluklar,sorumluluklar birbiri ardına dizilir.Hayatın akıp giden çarkına çelme takmaya çalışırken,taraflar birbirlerini kimi zaman anlayamaz olur.Kısacası zaman içinde yaşınız,çevreniz ve deneyimlerinizle değişirsiniz.Bu değişimleri yumuşak geçişlerle evliliğinize aktarmayı beceremesseniz bu noktada duygusal zeka denilen sihirli değneği devreye koymak gerekir.

Evlilik sonrası,kanunlar önünde pekiştirildikten sonra,evlilik sürecinde birden fazla boyut önem kazanır.Bu boyutlardan bazıları; sosyal boyut,evliliğin kuralları,evlilikteki roller ve evliliğin duygusal boyutu diyebiliriz.Evlilik terapisine başvuran çiftlere bakıldığında en sık rastlanan sorunların başında bu boyutlardan biri olan eşler arası iletişim sorunu ve bu iletişimsizlikten doğan problemler geliyor ve sorunun çözümünde duygusal zeka çok önem kazanıyor.

Duygusal zeka olarak isimlendirdiğimiz; karşı tarafı anlayabilme,algılayabilme ve aynı zamanda kişinin kendi duygularını ifade edebilme yetisidir.Toplumumuzda kişileri duygusal ve mantıklı diye iki ana gruba ayırabiliriz.Hatta mantıklı olarak nitelendirdiklerimizden çoğunlukla övgüyle bahsedip duygusal olanları ise eleştirebiliyoruz.Halbuki,her alınan kararın altında duygular vardır.İnsan kendisine yapılan bir harekete cevap vermeden önce duygularına başvurur ve bunun sonucunda alınan mesajla düşüncesini geliştirir ve eyleme döker.Yani bir başkasının gözleriyle dünyaya bakmak ve bir başkasının duygularıyla bir an için yaşamaktır. Eşinin üzüldüğü her hangi bir olayı saçma bulan eş, eğer duygusal zekasını işin içine sokarsa, söz konusu olan üzüntünün hiç de saçma olmadığını farkeder.Kırıcı, yıpratıcı bir çok konuşmanın ve davranışın da bu şekilde önüne geçilmesi mümkün olacaktır

Resim :http://www.girisimcilerokulu.com/wp-content/uploads/2015/04/o-EMOTIONAL-INTELLIGENCE-facebook-1100x530.jpg

21 Mar 2016

Ağız kokusunun nedir-nedenleri ve nasıl giderilir?

Kişinin yaşamını etkileyen, çoğu zaman mahcubiyete, sosyo-psikolojik problemlere neden olan oldukça önemli sorunlardan biridir ağız kokusu.Ağız hijyeni ve diş bakımının yeterince yapılmaması durumunda ortaya çıkabilen ağız kokusunun, başka hastalıkların da habercisi olabileceğini belirten uzmanlar, basit çözümlerle giderilemeyen ağız kokularının ciddiye alınarak mutlaka bir doktora başvurulması gerektiği uyarısında bulundular. Önemsenmeyen ağız kokusunun, sinüs ve akciğer kaynaklı enfeksiyonlar, şeker hastalığı, böbrek yetmezliği, metabolizma bozuklukları, bademcik iltihabı ve diş eti hastalıklarının habercisi olabileceğini belirten uzmanlar, ağız kokusunun sadece kişiye değil çevresine de rahatsızlık verdiği için kişinin sosyal hayatta kendine olan güveninin kaybolmasına neden olabileceğini kaydettiler. Uzmanların ağız kokularının nedenleri, tedavi yöntemleri hakkındaki sorularımıza verdikleri yanıtlar şöyle: 

 Ağız kokusu nedir? 
Ağız kokusu ya da halitozis; açlık, böbrek yetmezliği, diabet (şeker hastalığı), karaciğer, mide, bademcik ve diş rahatsızlıkları gibi çeşitli nedenlerden ötürü insan nefesinde hissedilen bir kokudur. Tıp tarihinde ağız kokusuna ait ilk belgeler MÖ 1550'li yıllara aittir. O dönemde ağzı kokan insanlardan bahsedilirken herhangi bir tedavi tanımlanmamıştır. Antik çağda bir kişinin nefesinin temiz kokması ruhunun temizliğinin bir göstergesi olarak kabul edilmiştir. Ağız kokusu, ferdin sosyolojik ve psikolojik hayatında problemlere sebep olabildiği gibi evliliğinde de bazı olumsuzluklara yol açabilir. İbranilerin kanun kitabı Talmud'daki bir maddeye göre eşlerden herhangi birinde ağız kokusu olması şer'î olarak evliliğin sona ermesine sebep teşkil etmekteydi. Hipokrat döneminde insanların ağızlarının güzel kokması için sürekli gargara yapmaları, anason ve bitki tohumu çiğnemeleri tavsiye edilmiştir. Romalılar ağız kokusunu güzel kokular ile maskelemeye çalışmışlar, bitki sapları veya çeşitli yaprakları çiğnemişlerdir. Hristiyanlığın ortaya çıktığı dönemde ise ağız kokusu şeytanın kokusu olarak düşünülmüş, günahların ağız kokusuna sebep olduğu zannedilmiştir. Osmanlı döneminin tercüme eseri olan "Tıbb-ı Nebevi" isimli kitapta ise ağız kokusu için hilâlleme ve misvaktan bahsedilmiştir. Eşref bin Muhammed'in "Hazainüsseadat" isimli eseri de (1460) ağız kokusu için dil sağlığından bahseden belki de ilk eserdir. 15. yüzyılda İbn-i Şerif'e ait Yadigâr isimli kitapta, diş eti çekilmesi, diş aşınması ve ağız kokularına reçeteler verilmiştir.